Tribünlerde yıllardır yankılanan o meşhur tezahüratı bilirsiniz: “Ayağa kalkmayan Ordulu olsun!”

 

Bu söz, Giresunspor’un iç saha maçlarında stadın ateşini yükseltir, binlerce taraftarı aynı anda ayağa kaldırır. Ama geçen hafta sahada yaşanan bir an, bu sloganı bambaşka bir anlamla yeniden hatırlattı.

Giresunspor’un masörü Olkan İnan, Ordu’nun evladı. Babası Alaattin abi yıllar önce bu kulüpte masörlük yapmıştı. Olkan ise yıllar sonra aynı topraklarda görev aldı, altyapıdan A takıma kadar emek verdi. Yani o sadece bir masör değil; Giresunspor’un hikâyesine kök salmış bir isim.

Fatsa Belediyespor, Olkan’ın memleketinin profesyonel liglerdeki 3 takımından biri. O maçta yaşanan tartışmalı penaltı pozisyonu sonrası Olkan’ın yedek kulübesinden fırlayıp hakeme veryansın etmesi, aslında bir meslek refleksi değil; bir aidiyet çığlığıydı. Ordulu ayağa kalktı, ama tribünlerde o ateşi yakacak kalabalık yoktu.

Olkan’ın PFDK’ye sevk edilmesi, kağıt üzerinde bir disiplin süreci. Ama gerçekte bu olay, Giresunspor’un ruhunu temsil ediyor. Çünkü Olkan, sadece masörlüğüyle değil, öfkesiyle, isyanıyla, aidiyetiyle bu kulübün bir parçası olduğunu gösterdi.

Çotanak Stadı’nda eksik olan şey belki de tam olarak bu: Ayağa kalkacak, sesini yükseltecek, haksızlığa karşı çıkacak yürekler. Olkan İnan’ın çıkışı, bir masörün öfkesinden öte, bir kulübün ruhunu hatırlatma çabasıydı.

ALİ AKTEN

 




Paylaşmayı Unutma!