Medarı iftiharımız Giresunspor'un, geride kalan hafta sonu şampiyonluk adayı F. Bahçe'den aldığı altın değerindeki 1 puan, Yeşil-Beyazlı camiada umutları yeniden yeşertti…

Değerli Spor 28 Müdavimleri,

Uğraşlarımın yoğunluğu ve zamanımın darlığı nedeniyle uzun bir süreden beri sizlerden ayrı kalmıştım. Ancak, kalbim her zaman sizlerle birlikte ve gözüm de medarı iftiharımız Giresunspor’un üzerindeydi.

Şehrimizin en büyük ve en önemli tanıtım kaynağı olan Yeşil-Beyaz ve Çotanak armalı kulübümüz Giresunspor’dan asla uzak kalmadık ve her maçında sizlerle birlikte kah üzüldük, kah güldük… Bildiğiniz gibi, bu hafta sonu tüm Türkiye’de seçim var. Ancak, bizim esas derdimiz seçim değil, memleketimizin medarı iftiharı ve göz bebeğimiz olan Giresunspor’umuzdur.

İşte o yüzden Yeşil-Beyazlı Kulübümüzün geleceği hepimizi yakından ilgilendiriyor. Bu sezon ligde zor durumdayız. Eğer bu takım küme düşerse, biz de düşeriz. Onun için takımımıza her zaman destek olmak ve katkıda bulunmak gerekir diyerek, esas konumuza geçiyoruz.

Yazının ana bağlığında gördüğünüz ve anladığınız gibi, F. Bahçe maçında alınan altın değerindeki 1 puan bizim KURTULUŞ REÇETEMİZ olsun. Bu maçtan bir hafta öncesinde İstanbul’da 10 kişi kalan ve esas rakibimiz olan İstanbulspor’dan alamadığımız puanı şampiyonluk adayı F. Bahçe’den aldık. Yeni hocamız İrfan Buz ile sürpriz bir sonuca imza attık ve kurtuluş yolunda yeniden ümitlendik. Geride oynayacağımız ve alabileceğimiz 5 maç ve 15 puan var. Bu 5 maçtan 2’sini oynamadan kazanacağız. Geriye kalan 3 maçtan 2’sini evimizde ve birisini de dışarıda yapacağız.

Rakiplerimiz belli, küme adayları da aşağı-yukarı belli. Küme düşmeye en yakın takımlardan biriyiz. Ancak, oynamadan alacağımız 6 puan ve oynayacağımız maçlar, kurtuluşumuz için büyük bir avantaj. Ne var ki, bu avantajları iyi kullanmak ve değerlendirmek gerekecek. Bu da tabii ki takımın ve teknik heyetin işi.

Buz hocanın göreve gelişiyle birlikte takımda görülen kıpırdanmanın, bundan sonraki maçlara da yansımasını bekliyor ve umuyoruz. Geç de olsa teknik heyette yapılan kan değişikliği, inşallah takıma olumlu şekilde yansır.

Bu arada, Yeşil-Beyazlı Kulübümüze önemli hizmetleri olan ve 44 yıllık aradan sonra Giresunspor’u Süper Lige çıkarma başarısını gösteren eski Teknik Direktörümüz Hakan Keleş’e de sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum. Ve onun nezdinde yeni hocamız İrfan Buz’a da kolaylıklar ve başarılar diliyorum.

 Buz hocanın işi kolay değil, ama onun bu işin üstesinden geleceğine yürekten inanıyoruz. Geride matematiksel olarak alınacak 15 puan var. Bu 15 puandan 6’sı oynamadan gelecek. Geriye kalıyor 9 puan. Maçlarımız ise Trabzon ve Antalya ile içerde, Ümraniye ile dışarda. Bu tabloya baktığımızda, kümede kalma umudumuz bir hayli yüksek. Ligde 34 ve 35’nci haftaları oynamadan kazanacağımız G. Antep ve Hatay maçlarıyla geçtikten sonra Trabzon karşısına evimizde çıkacağız. Sondan bir önceki hafta İstanbul’da Ümraniye ile karşı karşıya geleceğiz. O maça kadar Ümraniye’nin durumunun belli olacağını hesaba katarsak, bu maç bizim açımızdan ölüm-kalım maçı olur kanısındayız. Son haftayı da evimizde Antalya ile oynayacağımız maçla geçireceğiz.

İnşallah durumumuz bu maça kadar belli olur ve sahamızda Antalya maçıyla kurtuluşumuzu resmen ilan ederiz diyor ve Giresunspor’umuz ile yeni hocamız İrfan Buz’a bundan sonraki hayati maçlar için başarılar diliyoruz.