Giresunspor, 1967’den bu yana ilk kez BAL’a gidiyor. Bu
sezonki dramatik düşüşün sorumluluğu tartışmasız şekilde Başkan Emin
Eltuğral’ın yönetimine yazacak.
Göreve geldiğinde kulübün borç listesi önünde duruyordu.
Süper Lig’den yeni düşmüş bir takımın enkazını devralan yönetimin başkanvekiliydi.
Ancak bir yıl sonra başkan olduğunda sanki geçmişte yönetimde değilmiş gibi
sıfırdan başlamayı tercih etti. Transfer tahtası yazın da kışın da açılamadı.
Takım, eldeki kadroyla 3. Lig’e kadar sürüklendi.
Sezon başında tahtanın açılamamasıyla mevcut oyuncularla
yola devam edildi. Oysa en azından Ertuğrul başta olmak üzere kimsenin
ayrılmasına izin verilmemeliydi. Haldun Domaç ve Cengiz Cindemir hocamızın yıllar
önce dönemin başkanı Ömer Ülkü hapse girdiğinde gösterdiği gayreti göstermesi
gerekiyordu. Ama olmadı.
Ertuğrul gitti, başka oyuncular da ayrıldı. Bu sezonun
devre arasında Ali Emirhan, Barış ve Ahmet Lütfi sözleşme uzatmadıkları için
kadro dışı bırakıldı. Kasım Alperen ve Emre Nizam’ın da üstü çizildi. Gencecik
Miraç bile ayrılığı tercih etti. Bu
kadro darlığında böyle bir lüksümüz yoktu.
Başkan, bu çocukların sırtını sıvazlamak yerine kapıyı
gösterdi. Dere geçerken yapılan bu hatalar, şehrin yarım asırlık futbol
mirasını BAL’a sürükledi.
Bugün geldiğimiz noktada gerçek şu: Giresunspor’un
düşüşü bir kader değil, kötü yönetimin sonucudur. Emin olun ki bu anlayışla bu
ıssız bucaksız yerlerden geri dönmek mümkün olmayacak gibi.
ALİ AKTEN