19 September 2019 Thursday
Zırt pırt yönetmelikler değişiyor. Sanki bilgisayar arızası gibi. Bir açılıp bir kapanınca üstesinden de gelemiyorsun.

Futbol kültüründen de bahsedelim biraz. Reyting uğruna spor kamuoyunda neler söyledikleri bile anlaşılmayan, bağırarak bir şeylerde haklı olduklarını zannedenler, futbolu ve kültürünü ayaklar altına alıyor. Yıllar önceleri herkes pür dikkat bazı görsel medyadaki spor programlarını o kadar ince bir çizgide seyrederdi ki, yarın o hep kahvelerde, caddelerde, sokaklarda günün konusu olurdu. Şimdi akşam söylenenler unutulup ‘neler söylemiş bunlar’ deniliyor… Mahalle aralarında oynanan maçlarda ben şu futbolcuyum denirdi. Ona özenilirdi. Şimdi bir bakın Türk futbolunda ligde doğru dürüst bir Türk futbolcusu var mı, adeta parmakla arıyoruz. Yabancı transferleri ve ödenen paralarla Türk futbolunun geleceğini düşünür olduk. Artık endüstri olan futbol Türkiye’de birçok kulübün canını yakacağa benziyor. Geriye bakıldığında nelere çok şahit olduk. Biz düzelecek işleri pek sevmeyiz. Sivri işler ilgimizi çekmiştir. Takım kötü giderken onu karalamak yazmak çok iyi bir şeymiş gibi yapmak bu kulübe ancak zarar verir. Ne yazalım ne söyleyelim dersek, daha sezonun başındayız. Çok takım sezon başı 4-5 maç kötü gidip ondan sonra şaha kalkarak şampiyon olmuştur.(Bunun örneği Denizlispor) Zırt pırt yönetmelikler değişiyor. Sanki bilgisayar arızası gibi. Bir açılıp bir kapanınca üstesinden de gelemiyorsun. Üretkenliği bitirdik. Devamlı tüketiyoruz. İnşallah şapkadan tavşan çıkarmayız. Çıkın şöyle sokağa ne konuşuluyor bir bakın. İki kelimeden sonra ya futbol yada futbol, peki bu şehirde işte bunlarla yatılıp kalkındığı için onlara sahip çıkmak gerekmez mi? Fındık ve futbol şehrin akıcı gücü, toplumsal liderleridir.


yalçın-esenGiresunsporspor28Çotanaklar

Yazarın diğer yazıları

Yalçın Esen

Yalçın Esen

Yazarın tüm yazıları

Yorumlar

Henüz bu içeriğe yorum eklenmemiş. İlk siz olabilirsiniz.

Yorum yaz

Captcha