24 Ocak 2019 Perşembe
Birkaç kişiler bu kulübe zarar vermeye başladı

Benim şehrimde futbol mu konuşulacak, hele hele bir de ahkam mı keseceksin? Herkes sana hak vermek için yazışır söylenir. Benim için futbol konuşacağım yazacağım diye bu şeytanın avukatlığına soyunmak gibi bir derdim yok.

Şimdi ZAT-I MÜDAFA ÜL İBLİS yani şeytanın avukatlığını bir tarafa bırakıp bildiklerimize kendimizi yönlendirelim. Sezon başında hedeflerimiz vardı. Bu takım ilk yedi maçta ligin dördüncüsü konumunda idi. Biz bir şeyleri düzeltmeye başladığımızda yıkım ekibi harekete geçmeye başladı. Teknik kadrodan, yönetimden ve başkandan konuşulmaya başlandı.

Kiminle konuşsak iyi giden tabloyu karalamaya başladılar. Sebebini bilmiyorum ama başarısızlığın kulpunu oynamaya çalıştılar. Bunlar madalyonun bir yüzü, diğer yüzü ise yandaşlık arkadaşlık ve dostlukların arkadan vurulması oldu.

Evet bu takım başarısız. Başkan böylemi olsun istedi? Hayır. Peki o zaman konu neydi? Yapılan transferlerin takıma kazanımı yoktu.  Peki bundan sonra ne olacak. Başkan kulübe tekrar sahip mi çıkacak yoksa ‘ben yokum mu’ diyecek. İki tarafı da pisli değnek misali.

O kadar çalış- didiş, uğraş sonuç birkaç futbolcunun bu kulüp için uğraşan didişen Başkan ve yönetimin emeğine saygısızlık etmesi ve bu durumlara gelinmesi olmuştur. Kulüp içinde yaşananlar nasıl bir tablo ortaya çıkacak hep birlikte göreceğiz. Eğer bu kötü giden süreçte dahi disiplini elden kaçırırsan yakalaması da çok zor olur.

Bir çalışanın takım mağlup iken saha içinde ve dışında umurunda olmadan geziyorsa bu iş bitmiş kardeşim derim. Eğer bu kadar cezalar aldığımız maçlarda biri çıkıp yaka kartı olmasına rağmen kulübü zora sokacak cezai müeyyide bulunmak için uğraşıyorsa bu iş burada bitmiş kardeşim derim.

İnanın bir takımın kendi sahasında iki maçta bu kadar gol yediği nerde görülmüş. Bu kadar ruhsuz oynayan, çabalamayan, arkasındaki kişileri önemsemeyen bir futbol takımı görmedim. Herkes eleştirsin, ne yaparsanız yapın olağanüstü kongrede çıkıp, ‘bunlar yapılmadı, bunlar olmadı’ deyin ama o yönetimin yüzlerine konuşun.

Ben belki de hepinizden fazla eleştiriyorum. Yeri geldi mi dağları deliyorum. Dalgaları coşturuyorum ama olmadı mı da olmuyor. O zaman başka çareler de arkasından geliyor. Bu şehirde birkaç cengaverin hakkını da savunuyorum. Disiplinsizlik yapıldı mı ona gereken müeyyideleri uygulayacaksın.

Birkaç kişiler bu kulübe zarar vermeye başladı. Bunlara gereken söylemler yapılmalıdır. O burada çalışıyor diye kulağında kulaklık maç olmuş 3-0 umurunda değilse biz neyin hesabını yapıyoruz. Kişi kulübün zararına uğraşıyorsa bizim yapacağımız bir şeyimiz de olmaz. Bazı şeyler birlik ve beraberlikle halledilebilir. Yoksa bu rüzgârı zapt etmek çok zor olacak. Esen kalı


yalçın-esenGiresunsporspor28Çotanaklar

Yorumlar

  • Ali Faik Köksal 19.12.2018 10:06

    Söylemleriniz: 1. Yapılan transferlerin takıma kazanımı yoktu. 2. Birkaç futbolcunun Başkan ve Yönetimin emeğine saygısızlık etmesi. 3.Bir çalışanın takım mağlup iken saha içinde ve dışında umurunda olmadan geziyorsa... Peki ben size sadece şunu soracağım: `Bu futbolcuları ben mi seçip transfer ettim, bu çalışanları ben mi istihdam ettim?` Eğer ortada yöneticiyim diye geziyorsan dirayet sahibi olacaksın ve yöneticiliğin şartlarını yerine getireceksin. Bu bütün dünyada böyledir. Ancak ve ancak aciz olan insanlar kendi yönettiği bünyelerde ki yanlışları kamuoyuna şikayet ederler.

Yorum yaz

Captcha